17 Ekim 2016

Empanadas Tarifi

Merhaba,
Kendi defterimden bir tarif, Latin Amerika'nın bir nevi lahmacunu: Empanadas. Müthiş lezzetli bir börek, içi de farklılık gösterebilir. Genelde kıymalı ama.





10 Ekim 2016

Beni Mutlu Eden Küçük Şeyler Listem

Merhaba,

Uzun zamandır blogda ne yazı yazdım ne de diğer blogları eskisi gibi okuyabildim; nedenini çok da bilmiyorum. Resim de yapamıyorum şu sıralar fakat yapmayı bıraktığım ve devam eden çok çalışma var. Bir defter aldım kendime, bazen notlar alıyorum bazen günlük gibi kullanıyorum. Bu da bana iyi gelen bir şey. Beni mutlu eden küçük şeyleri bir bir yazmak istedim bu defterime.



Bu arada, aranızda bilenler vardır; benim iki büyük hobim var: 1-Resim ve 2-Yemek...Hatta blogumu yemek üstüne oluşturacakken bunlardan zaten çokça olduğunu bildiğimden ve gördüğümden resme yönelik açmıştım. Şimdi ise aşçılıka akademik olarak başladım. Yemek yapmayı ve yapılan yemek hakkında konuşmayı seviyorum çünkü))

13 Temmuz 2016

Annem'deki Resimler

2013 yılında yaptığım ve annemle babamın evinde bulunan üç tane tablomu da paylaşmak istedim. O zamanlar resme başladığım ilk zamanlar olduğundan genellikle ünlü ressamların tablolarını bir çeşit taklit etmeye çalışıyordum. Bunlar da öyle resimler.


17 Haziran 2016

Theo’ya Mektuplar – Vincent Van Gogh

Van Gogh'un Ocak 1873’ten temmuz 1890’a kadar yaklaşık on yedi yıl boyunca,  kardeşi Theo'ya yazdığı mektuplardan oluşan kitap, Van Gogh’un yaşam ve sanatına dair ip uçları sunuyor bize.


Özellikle son yıllarına doğru daha melankolik ve bunalımlı bir ruh haline sahip olduğunu anlayabiliyoruz. Van Gogh’un hayat hikayesi hakkında biraz fikir sahibi olduktan sonra, mektuplardaki düşünceler daha anlaşılabilir oluyor.



Hayatı boyunca sadece 1 tane resim satan ve modern resme geçiş sürecinde başı çeken bir ressamın şu anki resimlerinin değeri milyon dolarlar ediyor. Kitabı okurken, çektiği sıkıntılar ve maddi zorluklar karşısında zor şartlarda resim üreten Van Gogh'un hep bu günleri en azından görebilseydi diye düşünüp durdum. Ya da en azından resimlerine değer verildiğini...

20 Mayıs 2016

Sezen Aksu - Yağlıboya

Evde aylardır hatta yıllardır tamamlanmayı bekleyen belki 10 tane tablom varken, ben sıfır bir tuval önüme alıp başka bir resim yapmak istedim. Yaklaşık 8-9 aydır elime yağlı boya almamıştım. Geçen ki müze gezimizde yağlı boyayı ne kadar özlediğimi fark etmiştim ama zaman olmuyor yağlı boya ile uğraşmak için. Malum yağlı boya biraz daha zahmetli, zaman istiyor, temizliği bile sıkıntılı. Sezen Aksu'ya olan takıntım mı bilmiyorum ama onun bakışlarını ve resimlerini hep anlamlı ve gizemli bulurum. 


Daha önce pastel boya ile kağıda denemesini yaptığım resmi, bu kez biraz deformeye uğratarak tuvale yapmak istedim. Ve resmi 3-4 saat içinde tamamlamam gerekiyordu. Ancak, bu kadar zaman vardı önümde. Daha gerçekçi resmi hem ben denemek istemedim hem de o işe girişseydim aylarca sürecekti bitmesi. Tam 4 saat sonra bitmişti. 

16 Mayıs 2016

Ankara Resim ve Heykel Müzesi

Geçen hafta sonu doğum günümdü. Kızımızı da yanımıza alıp hem dışarıda kutlayalım hem de Ankara Resim ve Heykel Müzesi'ne gidip gezelim dedik. 2 yıllık Ankara hayatımda o güne kadar gitmemem de benim ayıbım olsun. Hafta sonu hava güzel de olunca tüm Ankara dışarıdaydı. Birçoğu da eminim AVM'lerdeydi. Galiba tek bir yer, sessiz ve sakindi o da; resim müzesiydi. Üstelik bedava olmasına rağmen. 


Önce hemen müzenin diğer tarafında bulunan Etnografya Müzesini 10 tl ödeyerek gezdik. Açıkçası çok da tatmin edici ve zengin bir koleksiyon göremedim. Çok daha iyilerini görmüştüm. Ayşe de olunca çabuk çıktık oradan.




Müzeye girer girmez büyük bir heyecanla soluğu Fikret Mualla tabloları sergilenen odada aldık. Beni bıraksanız bir gün bile geçirebilirdim o odada. 

21 Nisan 2016

Blog'umun 1. Yılı

Neden blog yazıyorum bilmiyorum ama 1 yıl önce başlamışım bu işe; dün gibi oysa. Okuyan olur mu, gören duyan olur mu diye kendi kendime düşünerek Frida çalışmamı paylaşmamın üzerinden 1 yıl geçmiş.

Değil resim eğitimi almak, doğru düzgün resimle ilgisi olan biriyle bile tanışmadığım bu resim dalında kendimce çalışmalarımı paylaşmaktı amacım. Ve başka bir tutkum olan denediğim yemekleri paylaşmaktı ki bunu pek de yapmadım.

Biraz da özet bir şekilde son zamanlarda nelerle uğraştığımı yazayım. Daha basit olduğundan İllüstrasyon işine merak saldım. İnstagramdan da paylaşıyorum. (Bu arada instagramdan da takipleşebiliriz). Sezen Aksu'ya bir çeşit takıntım var. 90'lı yıllardan onun bir resminin illüstrasyonunu denedim. Bunu fırsat bulursam bir tabloya da böylece aktarmak istiyorum.


Sezen Aksu İllüstrasyonu

Tarantino filmlerine bayılırım; başta Pulp Fiction olmak üzere. Onun da afişini kendimce minimalist bir şekilde yorumladım.))


Pulp Fiction - Ucuz Roman İllustrasyonu

Photoshop'lu fotoğrafları pek sevmiyorum fakat Ayşe'yi komik hallere sokmayı seviyorum. Büyüyünce hesabını sorar gibime geliyor bunların; birkaç örneği aşağıda.


5 Nisan 2016

LEON - Pastel Çalışması

Haftasonu iki tane pastel çalışması ile uğraştım. İkisi de arkadaşlarım içindi. İstek üzerine yapınca, biraz kasıyorum kendimi. Resmi yaptığım kişiye benzetme çabasını pek sevmiyorum böyle durumlarda. Kendim için bir şey üretmeye çalışınca daha özgür oluyorum. 

Bunlardan biri Leon'du. Geçen gün biz de eşimle Leon'u izledik. Önceden kaç kere izlediğimi hatırlamıyorum ama insanı iyi hissettiren filmlerden biri olduğu kesin.


Kendim için ise yine Leon'daki Mathilda'nın bir portesini yapmak; aklımda uzun zamandır vardı ama ne zaman yaparım bilemiyorum. Onu da Buzdolabı Reklam Magnetlerinden Yeni Magnet Yapımı başlıklı yazımda magnet olarak yapıp, hevesimi en azından az da olsa almıştım )) (Buradan o yazıma bakabilirsiniz)

Resmin büyük bir bölümünde pastel boya kullansam da yer yer akrilik boya da kullandım. Özellikle de saçlar da )) Henüz resmi sahibine göndermedim, bakalım beğenecek mi merak ediyorum))
Blogumu okumaz))




28 Mart 2016

Buzdolabı Reklam Magnetlerinden Yeni Magnetler Yapımı

Birkaç hafta kadar önce, bir dönercide döner yeyip, sipariş de verebilmek için buzdolabı reklam magnetinden bir tane cebime attım. Bir anda aklıma  "Bu magnetin şekli de biraz değişikmiş, üstüne resim de yapılır gayet de güzel olur" diye bir düşünce geldi. Sonra tekrar dönerciye dönüp birkaç tane daha magnet attım cebime ))
Bir süre hiç birşey yapmadım o magnetlere. Yenileri de farklı farklı yerlerden gelmeye devam ediyordu. Suculardan, eczanelerden, restoranlardan vs... Haftasonu 4 tanesini elime alıp ne yapabilirim diye düşündüm. Yine sevdiğim şeyleri kendimce resmetmeye akrilik boya ile koyuldum ve ortaya çıkan yeni magnetler bunlar oldu.

17 Mart 2016

Kaos - Tuval Üzerine Akrilik

Yanlış vernikleme yüzünden çerçeveli bir tablomu batırmıştım. Onu başka bir tabloya dönüştürme fikri vardı hep aklımda. Biraz vakit bulunca olabildiğince hızlı, bir tablo yapmak istedim. Akrilik boya işimi görecekti bu konuda. Ve ortaya bu tablo çıktı: KAOS

9 Mart 2016

2 Aşçı

Bugün de 2014 yılında çalıştığım bir tablomu paylaşmak istedim. Eskisi gibi resme vakit ayıramıyorum fakat yine de uğraştığım işler var. Bu resmi de kız kardeşimin mutfağı için yağlı boya kullanarak oldukça küçük boyutta bir tuvale yapmıştım.



11 Şubat 2016

Şişman Balerin

Bugün de eski yaptığım bir işi paylaşmak istedim. 2014'ün son haftalarında yapmıştım bu şişman balerin ve köpeklerini. Birçok kişi bu şişman balerine Nurella demişti)) Tablo'nun boyutu oldukça küçük. Boyutları ne kadardı hatırlamıyorum ama A4 kağıdından da oldukça küçük.

8 Şubat 2016

Türkan Şoray - Selvi Boylum Al Yazmalım - Pastel

Ne zamandır hem benim sevdiğim, hem de birçok kişi ve türk sineması için özel olduğunu düşündüğüm birinin "Türkan Şoray"ın pastel boya ile bir denemesini yapmak istiyordum. Tabi benim yapmaktan hoşlandığım tarzda; uzun boyunlu olarak...


4 Şubat 2016

Baba, Anne, Ayşe - El İzlerimiz

Ayşe daha doğmadan, sadece el izlerimizden oluşan küçük bir tablo yapma fikri hep aklımda vardı. Daha sonra tesadüfen gördüm ki özellikle pinterest gibi yerlerde zaten bu tarz tablolar ya da resimler yapanlar olmuş. 


Biraz kızımın büyümesini beklemem gerekti. Annesi ve benim el izlerimizi tabloya aktarmak kolay olacaktı, ama Ayşe'ninki? Önce tablonun arka planını akrilik altın rengi ile boyadım. En alta kendi el izimi mavi ile, benim elimin üstüne eşiminkini kırmızı ile aktardım.

26 Ocak 2016

Picasso, Van Gogh, Lautrec, Cezanne, Manet - MiniSanat Dizisi

Bugün resme ilk başladığım yıllarda -ki yaklaşık 4-5 sene önce, evire çevire okuduğum, içindeki resimleri dakikalarca incelediğim, hayranı olduğum ressamların hayatlarını anlatan MiniSanat Dizisi'nin kitaplarını paylaşmak istedim. Özellikle bu işe yeni başlayanlar ya da resme ilgi duyanlar için, ressamların biyografilerini ve sanat tarihindeki yerleri ile katkıları gibi konuları içeren bu kitaplar oldukça kapsamlı. Hala da okurum, içindeki resimlere bakarım çünkü her defasında sanat tarihi bilgisi de arttıkça daha bir anlamlı gelir birçok yazı.


4 Ocak 2016

Kozmos

2016 yılından hiç bir beklentim yok. Yıllardan zaten ne beklentim olacak? Sadece geçip duruyorlar. Her neyse, 2016 yılının ilk gününde yaklaşık 1 saatte bitirdiğim bir tablomu paylaşmak istedim. Önceden de sık sık belirttiğim gibi en severek yaptığım tablolar, hep kısa sürede bitenler oluyor. Bu da öyle oldu. Tablonun adı da 16 olsun istedim.


Still: Soyut Dışavurumculuk
Teknik: Akrilik boya
Materyal: Tuval
Ölçüler: 40X50 cm