10 Aralık 2015

Birkaç Eski Resim

Birkaç eski resim ve tablomun da burada bulunmasını istedim.
Manet'in çeşitli resimlerini gelişi güzel kesip tuvale aktarmıştım. Daha sonra da o resimlerin üzerine yağlı boya ile gökyüzünde uçan kuşlar yapmıştım ve bu tablo ortaya çıkmıştı.

9 Aralık 2015

Fatih Sultan Mehmet - Portre

Merhabalar,
Bugünlerde pek resim yaptığım söylenemez. Sadece haftasonları en fazla bir saat kadar başına oturabildiğim devam eden birkaç resim projem var. Onlar da o kadar ağır gidiyor ki ne zaman bitecekleri hakkında hiç bir fikrim yok. Bu nedenle, blogumda daha önce paylaşmadığım ve 2014'ün ilk aylarında çalıştığım bir resmi paylaşmak istedim: Fatih Sultan Mehmet Portresi

Tür: Portre
Teknik: Yağlı boya - Karışık Teknik
Materyal: Tuval
Ölçüler: 50X70 cm


9 Kasım 2015

I. Elizabeth - Portre

İngiliz tarihine karşı ayrı bir merakım var. Özellikle de 16. yy sonrası için, dönemin kral -kraliçelerinin hayatları, kostümleri, resimleri ayrı bir ilgimi çektiğinden, döneme ait dizi, film ve kitapları da merakla takip ederim. Hayatı bana ihtişamlı ve korkunç gelen Kraliçe Elizabeth I'in resmini tamamen kendim için yapmak istedim. 


6 Kasım 2015

Hürrem Sultan

Bir süredir resimle ilgilenemedim. Evde devam eden birkaç tane çalışmam var fakat aklıma yeni fikirler geldiğinden onları yine erteleyip, hafta sonu başka çalışmalara başlamayı fırsat da bulursam düşünüyorum ve heyecanlanıyorum.
Yaptığım eski bir çalışmayı paylaşmak istedim bugün: Hürrem Sultan (2014)

Tür: Portre
Teknik: Yağlı boya - Karışık Teknik
Materyal: Tuval
Ölçüler: 50X70 cm


20 Ekim 2015

Sezen Aksu - Gülümse (Pastel)

Yıl:1991
Sonbahar...İlkokula yeni başlamışım. Daha okulun ilk günlerinde de hemen ağır hasta olup evde yatmak zorunda kalmışım. Hemşire olan yan komşumuz da zaman zaman gelip bana iğne yapıyor. Tadımın tuzumun olmadığını bugün bile gayet iyi hatırlıyorum. Ve o günlerde bir kadın "hadi bakalım kolay gelsin, bir acayip zor yarış" diye bir şarkı söylüyor. Arkadaşların, diğer çocukların dillerinde de hep bu şarkı. O zamanlar şarkı, tv'de ya da radyoda çıkacak da ancak öyle dinlenebilecek! Babama 'ben bu hastalıktan ilaç ve iğnelerle kurtulamıycam, sen bana hadi bakalımın kasedini alırsan o zaman iyi olurum' dediğimi sanki dün gibi hatırlıyorum üstünden neredeyse çeyrek asır geçse de... Akşam babam almıştı kasedi. Kasetteki hayranlıkla baktığım beni hastalıktan da kurtaran kişi işte buydu... 


19 Ekim 2015

Marilyn Monroe & Audrey Hepburn - Pastel

Evde biraz uzun süre kalınca, aralarda yine resim üretmeye devam ettiğimi önceki yazımda da belirtmiştim. Pastel boya ile resim yapmak daha kolayıma geldiği için 2-3 tane çalışma yaptım. Nedense hep sinema ikonları ile uğraşmak istedim. Marilyn Monroe ve Audrey Hepburn'un internetten fotolarını arayıp buldum ve başladım çalışmaya. Ve bunlar çıktı ortaya...



Amacım yine birebir benzetmek değildi yine de bunlar çıktı. Çok da uğraşıp düzeltmedim de. Marilyn'in burnunu ve ağzını daha iyi yapabilirdim mesela.


Audrey'in de omzunu biraz yukarıdan yapmışım ama dediğim gibi çok da özenli olsun istemedim. Hatta pastel boyanın bu kir bırakan havasını ayrı bir seviyorum. 



Kağıtların üstüne sprey vernik sıktım ve bıraktım. Bakalım sahipleri kimler olacak artık...

16 Ekim 2015

İkiz Bebek Odası İçin Hayvancıklı Tablo

Biraz uzun bir aradan sonra merhaba,
10 günlük babalık iznimi kullandım. Ve bugün işe başladım. 3 Ekim günü sabah 08:38'de hayatımıza renk ve anlam katan Ayşe'miz dünyaya geldi. O günden bu güne kadar geçen süre sanki tek bir gün gibi geldi. Geceler gündüzlere, gündüzler eşime, eşim Ayşe'me, Ayşe'm bana karışıp gitti... O kokusunu şimdiden özledim. Hatta diyorum, Ayşe'nin o süt dolu mis kokusunun parfümü olsa da sıksam iş yerinde şöyle havaya...
Ayşe'mizin uyuduğu vakitlerde tabi işim de yoksa, boş durmadım. Kendimce ürettim bir iki bir şey. Bir tanesini şimdi paylaşmak istedim. Kız kardeşim de ikiz bebek beklediğinden, ikiz bebekler için eğlenceli ve hayvanlı bir tablo yapmak istedim. Aslında benzerini Ayşe için önceden yapmıştım. Buradan ona da bakabilirsiniz. Bebeklerin ikisi de erkek olunca, hayvancıkların da iki tane olmasını ve  tabloya mavi rengin hakim olmasını istedim ve bu tablo çıktı ortaya.


28 Eylül 2015

Taş Boyama

Bayram tatili biraz uzun olunca ve bebeğimizi de beklediğimiz için doğal olarak tatile de çıkamayınca sürekli evde oturmak durumunda kaldık 9 gün boyunca. Oturduğum yerden bari basit çizimler boyamalar yapayım dedim. Boyamam için benim için toplanan taşlar evde boş boş duruyordu. Aldım onları önüme ve başladım çizimlere ve akrilik boya ile boyamaya. Daha sonra sprey vernik de uygulayacağım; daha renkli gözükmeleri ve bozulmamaları için. Başlangıçta neye yarayacak bu boyanan taşlar diye düşünsem de, çoğaldıkça ve yan yana dizildiklerinde gözüme hoş gelmeye başladılar.

14 Eylül 2015

Penelope Cruz - Pastel

Geçen hafta iş yerindeki görevim de değişince, daha yoğun olmaya başladım. Evde zaten resim yapamıyorken, bir de iş yerinde öğle araları yapabildiğim pastel boya denemelerim de dolayısıyla sekteye uğramış oldu. Bu pastel boya denemesini de, görevim değişmeden bir gün önce, eski şubemdeyken yapmıştım. Galiba bir süre pastele de bay bay demek zorunda kalacağım. Kadınlar serime devam edip bu kez de Penelope Cruz'u denemek istedim))

3 Eylül 2015

Cesaria Evora - Pastel

Bir süre yağlı boya ile uğraşamayacağımı buradan da paylaşmıştım. Onun yerine daha hızlı resim yapabildiğim ve temizlik de gerektirmeyen pastel boyalarla bugünlerde haşır neşirim. İş yerinde öğle araları uğraştığımda 2-3 günde bitebiliyor en azından. Yine sevdiğim bir şarkıcının bana göre anlamlı olan bir resmini kendimce yorumlamak istedim. Cesaria Evora'nın...


1 Eylül 2015

Frida Kahlo Tabloları Ne Anlatıyor?

Frida Kahlo'nun hastalıklarla ve Diego Riveria ile geçen zorlu yaşam mücadelesini filmlerden, kitaplardan biliyoruz. Resimle uğraşan biri olarak resimleri beni de çok etkiliyor ve kendimce anlamlandırmaya çalışıyorum. Ya da Frida'nın hangi ruh halinde neyi düşünerek o resimleri yaptığını okuyorum, araştırıyorum. Kendimce bazılarını anlatmak istedim.

İki Frida


74427da205ceccb64a4e285915d93823678118a2%2B(1)

İki Frida... Arka plandaki gelecek fırtınanın habercisi karanlık, uğursuz görünümlü gökyüzü, Frida'nın iç dünyasındaki huzursuzluğu ve karmaşayı temsil eder. Önde ise iki frida vardır. Sağdaki Frida, meksikaya ait kökenini (annesi meksikalı) soldaki ise alman yahudisi olan babasının kökenini yani Avrupalı oluşunu yansıtır. Kalpten çıkan tek bir damar var ve Diego'nun çocukluk resminde son buluyor. Frida bu resmi yaparken kalbi anatomik çizebilmek için tıp kitaplarını karıştırmış. Kucağına damlayan kanlar, geçirdiği ameliyatlara ve sürekli düşürüp sahip olamadığı bebeklere dair acılarını temsil eder.İki Frida arasında da tuhaf bir yakınlık ve uzaklık mevcut.


Yaşasın Yaşam! 


frida-kahlo-viva-la-vida

28 Ağustos 2015

Sezen Aksu - Pastel Denemesi

Evde bir süre yağlı boya resim yapamayacağım için, tüm malzemelerimi bir bir temizleyerek rafa kaldırdım. Geçen iki gün öğle arası yemeğe gitmeyip, ofiste biraz pastel boya denemesi yapmak istedim. Neden bilmiyorum ama Sezen Aksu'nun resmini denemek istedim. Belki çocukluğumla ilgilidir, yoksa uzun yıllardır onu dinlediğimi hatırlamıyorum. İnternette bana göre anlamlı olan bir fotoğrafını seçip açarak başladım odada kimse yokken çalışmaya.


26 Ağustos 2015

Paint'te Resim Nasıl Yapılır?

Az önce bilgisayarda eski fotoğraflarımı karıştırıyordum. Askerlik fotoğraflarıma bakarken birden askerdeyken paintte yaptığım resimlerimi gördüm. O zamanlar yaparken çok eğlenmiştim ve benim için önemlilerdi, onun için burada da bulunsun istedim.

Askerdeyken birçok şey, hatta önemsiz şeyler bile özleniyorken ben resim yapamıyorum diye deliye dönmüştüm. Resmen boyalar, fırçalar gözümde tütüyordu. 

2012 yılında İzmir'de askerliğimi yaparken, ben de dahil olmak üzere birkaç arkadaşa bilgisayarla ilgili işler verilmişti. Doğal olarak bilgisayarda hiçbir program ve tabi internet de yoktu. Ama Paint vardı ve bana yeterdi. Önceleri şaka olsun diye arkadaşları komik komik paintte çizmeye başlamıştım. Sonra baktım vaktim de geçiyor ve diğer arkadaşlar da çıkan sonuçları merakla bekliyordu. Hatta bir iki komutan bile bugün ne çizdin diye soruyordu arada sırada? )) Biraz şanslı bir askerlik geçirdim, evet.

Galiba en çok uğraştığım bu üçlü Afrikalı kadınlardı. Dediğim gibi her gün bir tane yapmaya şartlanmıştım ve bu tam bir günümü almıştı. Hem askeriye ait olan işleri yapıyordum hem de bunları...


20 Ağustos 2015

Bebek Odası İçin Tablo

Kızımızın Allah'ın izni ile dünyaya gelip hayatımıza ayrı bir anlam katmasına 1-1,5 ay kaldı. Her gün kendimizce hazırlıklar yapıyoruz Ayşe'miz için. Bu hazırlıklarda benim de kendime göre başka bir payım daha olmalıydı. O da, odasına eğlenceli bir tablo yapmaktı. Yine yarım kalan başka bir sürü resim varken, son bir iki hafta bu tablo ile uğraştım. 
Ne kadar basit bir tablo gibi gözükse de, zamansızlıktan çok üstüne düşemediğimden biraz zaman aldı yapması. Her ne kadar bebek odası için yapılmış olsa da, bu tablomun adı da var: Küçük resim, büyük hayat. 

17 Ağustos 2015

Pastel Boya Denemelerim

Resme 2012'de yağlı boya ile kendi kendime uğraşarak başlamıştım. Başlangıçta "olmuyor, yapamıyorum" deyip, kaç tane resmi karaladığımın, bozduğumun, kırdığımın haddi hesabı yok! Elim daha çok resme alışsın diye de bir de pastel boyayı denemek istemiştim o zamanlar. Böylece daha çabuk resim yapabilecektim ve benden resim isteyen arkadaşlarıma en azından pastel boya ile cevap verebilecektim. Ama çok az yapabildim. daha hızlı ve kolay olmasına rağmen, ona bile üşendim, geliştiremedim. 3-4 tane yaptıktan sonra, bu yıl Frida Kahlo portresini pastel boya ile yapana kadar da hiç pastel boyayı elime almadım. Burada o eski pastel denemelerim de bulunsun istediğimden paylaşmak istedim.

6 Ağustos 2015

Benim Adım Kırmızı


 "Doğu da batı da Allah'ındır." (Kuran, Bakara, 115) girişi ile başlayan ve Orhan Pamuk'un kitap yazma süreci öncesinde iki yıl boyunca sürekli nakış, hat gibi konularda derinlemesine araştırma yaptığı ve en iyimser ve renkli romanım dediği kitap: Benim Adım Kırmızı.

"Aşk mı insanı budala yapıyor, yoksa yalnızca budalalar mı aşık oluyor?"

Bundan 12 yıl önce üniversitedeki ilk yılımın ilk günlerinde büyük bir merakla elime almıştım kitabı. Belki o zamanlar bu kadar eski türkçe kelimelere aşina olmadığımdan ve hat, nakış, minyatür sanatı gibi konularda da yeteri kadar bilgi sahibi olmadığımdan kitaptan çabuk sıkılarak, bırakmıştım kitabı.
Şimdi ise bu lezzetli edebi kitabın her bir sayfasını çevirirken, bir sayfa daha gitti diye üzüldüm desem abartmış olmam. Antalya'da başladığım kitabı, farklı farklı yerlerde (denizde, iş yerinde, avm'de, piknikte) okuyup Ankara'da bitirdim.

Limanda 6 Ev - Limanda 5 Ev

Şu an üzerinde çalıştığım 3-4 tane tablo var ama ne zaman bitecekler en ufak bir fikrim bile yok. Bir süredir de blogumda tablolarım yerine, başka hobilerim olan kitap, yemek, gezi gibi konulara yer vermiştim. Bugün de konusu ve tekniği aynı iki eski tablomu paylaşmak istedim. İlkini 2013'ün sonunda, ikincisini ise 2014'ün başında yapmıştım. Renkleri göz alıcı olsun ve yamuk yumuk olsun istemiştim tabloların.

Limanda 6 Ev

27 Temmuz 2015

Antalya Tatili

Bayram tatilinde ailemin yanına, Antalya'ya gittim. Her zaman ki, temmuz ayına göre nem oldukça düşük, sıcaklık daha az ve daha çok rüzgar vardı. Böyle olunca deniz ve gezip görmelerin keyfini daha çok alıyorum. Antalya yakınlarında birçok gezip görülecek deniz, orman, tarih, köy, koy, ırmak, dağ, tepe vs varken ben daha çok Konyaaltı'ndaydım bu kez. Belki önceden gezip görüp fotoğrafladığım ve daha az kişinin bildiğini düşündüğüm Antalya'ya ait bazı yerleri keşfedebilmek için daha sonra yazarım. Bu arada, bazı resimleri makine ile bazılarını ise telefonla çektiğim için kalite farkı oldu biraz...



13 Temmuz 2015

Çıtır Tavuk

Çok sevdiğim ve yapmaktan keyif aldığım bir tavuk tarifini paylaşmak istiyorum. Blogumda sadece yaptığım tablolar ya da okuduğum kitaplar olsun istemiyorum. Benim için yemek yapmak da resim yapmak gibi keyifli ve dinlendirici bir şey. Tabi sevdiğim bir yemekse bu...
Aslında yapımı basit ama zaman alan ve özellikle de çocukların seveceğini düşündüğüm bir tarif; Çıtır Tavuk.

Malzemeler
750 gram fileto tavuk göğsü (2 adete denk geliyor yaklaşık)
1 su bardağı süt
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Karabiber
Deniz tuzu
Kaplama Harcı 
1 yumurta sarısı
1,5 su bardağı mısır nişastası
2 yemek kaşığı un
1 fincan süt
1 maden suyu
1 çay bardağı mısır gevreği
toz kırmızı biber
tuz
Kızartma İçin
2 su bardağı ayçiçek yağı



10 Temmuz 2015

Kardeşimin Hikayesi

Livaneli kitaplarını seven bir arkadaşım tarafından tavsiye edilmişti; Kardeşimin Hikayesi. 324 sayfalık kitabı elime ilk aldığımda, hemen kitabın 170 sayfasını okumuştum bile. Geri kalan kısmını vakitsizlikten dolayı bir haftada okudum ve dün bitirdim.


Kitabın Konusu
Ahmet Arslan adında emekli bir inşaat mühendisinin, sakin bir balıkçı köyü olan İstanbul Podima'da yaşamını özellikle de kitaplarla sürdürürken ara sıra görüştüğü bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar roman. Daha sonra işlenen cinayeti araştırmakla görevli genç, güzel ve meraklı bir gazeteci kız ile dünyadan elini ayağını çekmiş bu emekli mühendisin tanışması ile olaylar gelişir. Roman boyunca bu cinayetin kimin işlediği merak konusu olacak...


6 Temmuz 2015

Eşimin Portresi

Bir süredir yağlı boya resimde ilgi alanım portreler yapmaktı. Evde yarım kalmış, yapılmayı bekleyen bir çok resim varken, hepsini bir yana koyup portreler yapmaya başlamıştım. İlk olarak büyük bir risk ve cesaretle otoportremi yapmıştım ve burada anlatmıştım.
Sıra eşimin portresine gelmişti. Aklımda belki de onlarca fikir vardı fakat; resmi hep eski bir döneme ait resimle bütünleştirmek istiyordum. 19. yüzyıl resim sanatına hasta olduğum için, eşimi de 19. yüzyılda yapıp görmek istedim. Sadece hafta sonları birkaç saat çalışarak, yaklaşık iki ayda bitirdiğim tablom işte bu...


Still: Gerçekçilik
Tür: Portre
Teknik: Yağlı boya
Materyal: Tuval
Ölçüler: 40X50 cm

Önce 19. yüzyıl resimleri taraması yaptım. Genellikle zarif ve kıvırcık saçlı, ellerinde çeşitli çiçekler bulunan bayanları, arka planda hayali bir manzara eşliğinde sunan Emile Vernon tabloları daha uygun geldi. Eşimin isminde GÜL de geçtiğinden Vernon'un bol gül bulunan bir tablosunu seçtim. Tabi ki bu tablolardaki bayanlar 19. yy. güzellik standartlarına uygun yapıldığından biraz tombulcalardı.)) Ve tabi bu durum eşimin pek hoşuna gitmedi. Ben resmi yaparken, "evet yüzü aynı ben, ama o kollar çok kalın" deyip durdu.)) Sözünü ettiğim Vernon Tablolarına buradan bakabilirsiniz. 
Arka planı ben de biraz hayali yapmak istedim. Tablonun sağ tarafına ufak bir göl yerleştirip üstüne kuşları ekledim. Geri planda çeşitli çeşitli ve renkli ağaçlar olsun istedim. Bir tanesinin de mavi olmasında hiçbir sakınca yoktu. Her resmim de olduğu gibi yine gözleri yapmak çok vaktimi aldı. Resmin yapımı kolay ve eğlenceli olan kısmı ise saçları ve gülleri yapmaktı)) Ve eşim, bu hediyemi beğendi.


Bunlar da yapım aşamasından görüntüler. Sürekli arka planla oynadığımı görebilirsiniz)) Daha çok vakit bulabilsem daha çok resim yapmak istiyorum ama vakit zor kalıyor. Yoksa daha yapılacak çok portre hayali kuruyorum evde yarım kalmış birçok resim olmasına rağmen...

26 Haziran 2015

Sanat 101

Merhabalar, yaklaşık 20 gündür okuduğum Sanat 101 adlı kitabı az önce bitirdim ve buradan kitap ile ilgili görüşlerimi paylaşmak istedim. 20 günde okudum fakat; bu zaman içinde blog'da da bahsettiğim bir de Paris'te Bir Türk Ressam adlı kitabı okumuştum.
Kitap, sanat üslupları, sanat hareketleri, sanat eserleri  ve sanatçıların hayat hikayelerini kısa kısa yazılarla anlatıyor. İstediğiniz kısmı okuyabilir, istemediklerinizi de atlayabilirsiniz. Tabi ben hepsini okudum meraktan. İleri seviyedeki sanat öğrencilerine yönelik ders kitaplarından birini okuyormuş hissine kapılmıyorsunuz. Kitapta bazı söz edilen resim ve sanatçılarla ilgili renkli görseller de mevcut. Böylece uzun uzun bahsedilen resmi hemen kitapta görebiliyorsunuz. 


23 Haziran 2015

Kedilere Süt Veren Küçük Kız

Uzun zamandır 19. yy. resim sanatına uygun bir resim yapmak istiyordum. Resimde bir kız çocuğunun olacağı zaten hep aklımda vardı. Hatta biraz da eşimin çocukluğuna benzesin istiyordum. Kıvırcık siyah saçlar ve yuvarlak bir yüz)) Emile Munier'in bu tarz çok tablosu vardı. Onlardan biri ile yola çıkarak, komşumuzun kızı'na da benzesin istiyordum kız figürünün.

İlk kez çocuk resmi ve bir hayvan (kedi) yaptım sanırım. Yine her resmimde olduğu gibi tüm resmi 2 günde yaptıysam 2 günde de sadece gözlerini ve kaşlarını yapabildim. Hemen çerçeveletip evin en güzel köşesine astım. Şimdi bu küçük güzel kız duvardan bize bakıyor. Kim bilir belki benim kızım da böyle olur.

Still: 19. yy.Gerçekçiliği
Tür: Portre
Teknik: Yağlı boya
Materyal: Tuval
Ölçüler: 35X50 cm

Çerçeveletmeden hemen önce, duvarda yağlı boyanın kuruması için 4-5 gün bekletmiştim. 


Daha yakından bakabilirsiniz...))


Yaparken zorlandığım bir yer daha vardı açıkçası... O da yukarıdaki yorganın ipeksi gibi durmasını önce yapamam sandım. Ama doğru renkleri bulunca hemen sevinerek uyguladım ve yorganı bitirdim.))




16 Haziran 2015

A4 Kağıt Üzerine Pastel - Yıldız Tilbe

Birkaç saat önce, ofiste pek de işim yoktu. Öğle arası yemek yemek de istemedim. Hazır pastel boyalarım yanımdayken aklımda olan birini resmetmek istedim. Daha önce yine ofiste Frida Kahlo'yu çizmiştim. Buradan bakabilirsiniz. Daha sonra o resmin sprey vernikle üstünden geçmiş çerçeveleyerek onu Frida Kahlo'yu çok seven bir arkadaşıma hediye etmiştim ve çok mutlu olmuştu. Hediyemi verirken kendime de bunun Yıldız Tilbe'lisini yapacağım demiştim ona))

Açtım internetten bir resmini; aldım A4 kağıt ve boyalarımı önüme başladım çiziktirmeye)) A4 kağıdı da neticede küçük boyutlu bir kağıt, pek pastel boya ile ayrıntılara girmek de mümkün olmuyor. Ve sonunda bu çıktı. 


15 Haziran 2015

Paris'te Bir Türk Ressam

Merhabalar,

İki günde bitirdiğim bir kitabı hemen paylaşmak istedim. Aslında Sanat 101 kitabını okuyordum. Ama daha önce aldığım Paris'te Bir Türk Ressam adlı Hıfzı Topuz'un kitabına da şöyle bir göz atayım dedim. İlk giriş kısmını şöyle bir okurken bir baktım bırakamıyorum ve dün öğlene doğru kitabı yarılamıştım ki zaten kitap 152 sayfa ve yaklaşık 50 sayfası da resim ve fotoğraflardan oluşuyor.

"...Bazen deli rolü oynarken deliyorum."F.Mualla

Kitap, önemli ressamlarımızdan ve bohem hayat yaşayan daha doğrusu yaşamak zorunda kalan Fikret Mualla'nın hayatını Hızfı Topuz'un gözünden anlatıyor. Ama Hıfzı Topuz farklı insanların Fikret Mualla hakkındaki görüşlerine de yer vermiş. Belli bir kronoloji yok. Fikret Mualla'nın İstanbul, Ayvalık, Berlin, Paris gibi yerlerde anıları toplanmış. Kitabın arkasındaki özet kısmını da merak edenler için buraya koyuyorum.

"...şöyle akşamdan sabaha huzurla bir ölebilsem gözüm arkada kalmayacak."F.Mualla

Birçok insan tarafından Fikret Mualla ile ilgili bilinen olay; Picasso'nun bir tablosunu ele geçirmesine rağmen onu yok denecek bir paraya satmasıdır. Ancak, bu olay Mualla tarafından Topuz'a başka anlatılmış. Yine Mualla tarafından başka başka insanlara başka başka anlatılmış. Topuz da artık hangi hikaye doğrudur diye hepsine de kitapta yer vermiş. Galiba bu farklı hikayelerde Mualla'nın delilik sınırlarında gezmesinin de etkisi var.



Bana göre, eşsiz resimler yapmış gündelik hayatı anlatan. Tabi ömrünün çoğu Paris'te geçtiği için Paris'in gündelik hayatını, kafelerini, barlarını, kadınlarını yansıtmış hep tuvallerine, kağıtlarına... Kitapta da bolca bu güzel resimlere yer verilmiş. Nadiren yağlıboya yapar, guaj tekniği daha hızlı bittiğinden guajı seçer, sıkıntıya gelemez çünkü.




Hayatını okurken sanki bir film izlemiş gibi oldum, tam filme uyarlanıp ilgi ve beğeni çekecek cinsten. Böyle delilik sınırlarında gezinirken, Picasso'nun bile resimlerine hayran kaldığı bir ressamın acı hikayesi... Resim sanatı ile özel bir ilginiz olmasa dahi bu büyük hayatı zevkle okuyarak Fikret Mualla'yı daha yakından tanıyabilirsiniz.

12 Haziran 2015

Kuşlar-2

Bir dönem kuş resimleri yapmayı kafaya takmıştım. İlk olarak benim için çok özel olan mavi renkli kuşlar tablomu yapmıştım blogumda burada anlatmıştım.

Daha sonra kız kardeşim, benden turuncu kırmızı tonlarında yine kuşlar tablosu çalışmamı istemişti kendi için. Evinin tonları o renklerde olduğundan)) Ve bu tabloyu yapmıştım.


Tim's Vermeer (Belgesel)

Özellikle İnci Küpeli Kız tablosu ile tanınan hollandalı ressam Vermeer'in eserleri ve bunları yaparken kullanıldığına inanılan resim tekniği üzerine bir belgesel...Tim Jenison ise ünlü televizyon programcısıymış, yeni öğrendim. Aklına koyduğunu yapan sabırlı bir adam. Belgeselin ismi de buradan geliyor: Tim'in Vermeer'i...


Belgeselin konusu Vermeer'in resimlerini yaparken kullandığı bir sırra dayanıyor: Camera Obscura. Bu tekniği kullanarak Tim, acaba Vermeer gibi resim yapabilecek mi? Ya da gerçekten Vermeer bu tekniği kullandı mı? Eğer kullandıysa 350 yıllık sanatçı kimliği zedelenecek mi?




Resim sanatı üzerine özel bir ilginiz olmasa dahi merak ve ilgiyle izleyebileceğiniz türde bir belgesel film. Özellikle Tim'in azmi ve sabrı hayranlık uyandırıcı.
Puan:9/10 





10 Haziran 2015

Eşim'in Doğumgünü

Dün yani, 9 haziran eşimin doğum günüydü. Böyle günlerde para bastırıp hediye almak bana çok da önemli ve değerli gelmiyor her zaman. Aynı şekilde, kendimle ilgili bir şey olsa da para verilerek alınan hediyelerden hoşlanmıyorum. Biraz emek katmak daha anlamlı geliyor. 

Eşim 5 aylık hamile ve Ayşe'mizi merakla da bekliyoruz. Biraz Ayşe'nin gözünden biraz da benim gözümden eşime kartlar hazırladım. Yaklaşık bir haftaboyunca iş yerinde powerpoint sunumu olarak onlarca slaytlar hazırladım ve en sonunda da bu slaytları karton kağıtlara bastırttım. 

Akşam olduğunda eşim, yaptığım hediye karşısında çok sevindi ve duygulandı. Buradan da güzel gözlü hayat kaynağımın doğum gününü kutluyorum. Ve bazı kartları buradan paylaşmak istedim...